Sitene Ekle Nasıl bir yangın ki bu alevlerin bile canı yanıyor... - keşke hep çocuk kalsaydık, dizlerimiz kanasaydı kalbimiz yerine... - Blogcu



keşke hep çocuk kalsaydık, dizlerimiz kanasaydı kalbimiz yerine...

12/4/2009 - Nasıl bir yangın ki bu alevlerin bile canı yanıyor...


 

 

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır.

Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...

  

Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.

  

Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

    Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan... 

 

    Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye... 

 

    Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya... 

 

    İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi... 

 

    İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...

    Birazdan sabah olacak...

    Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım... 

 

    Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek... 

 

 



Yorum yaz!

2009-09-19 12:37:31 - Merhabalar..

Yazan gulpare81
Hayırlı bayramlar..
Bağlantı

2009-09-06 16:13:41 - hüzünnn

Yazan sevgidaimolsun
aşkın acı yönünün ağır bastığı günlerdeyim ve geçmiyor..
geçmiyor..
zaman dahada yaralarımı acıtıyor..
kalemine minnet..
sevgi
daim
olsun
Bağlantı

2009-08-24 10:11:49 - merhaba

Yazan sevgidaimolsun
rasladım bloğunuza gezerken ve hemen ekleyiverdim listeme..
paylaşımlarınız için te.ler..
gülümseme bıraktım sayfanıza ve kaçtım..
sevgidaimolsun
Bağlantı

2009-08-03 20:38:51 - BİR ADIN KALMALI

Yazan isimsiz


Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet
Bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet

Sen say ki
Ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri, koynuma almadım ihaneti
Ve say ki
Bütün şiirler gözlerini
Bütün şarkılar saçlarını söylemedi
Hele nihavent
Hele buselik hiç geçmedi fikrimden
Ve hiç gitmedi
Bir topak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet nisyan
Evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam

Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
Sen say ki
Yerin dibine geçti
Geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman
Bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır
Gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
Yine de bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet
Bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet
Beni affet
KAYBETMEK İÇİN ERKEN, SEVMEK İÇİN ÇOK GEÇ.



Bağlantı

2009-06-22 05:17:15 - selamlar

Yazan nurdenizim
gzl bir yazı ellerinize sağlk...aşkı daha çok yoklğunda yaşıyoruz galiba bende katılıyorum bu söze aşk "yokluğun acısdır..."
Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->
yorumlarımızı ve düşüncelerimizi yazarken, kendimize yakışır bi üslup seçelim...

neden burdayım..

Ya bir dizeyi ararsınız ya da bir melodiyi bazen. İşte o bazenlerle doldurduğum anların toplamı. Neyi aradığımı bilmediğim anların toplamı... Aradıklarımı bulduğumda "buldum mu cidden" dediğim şaşkınlıklarımın. Yalpalayan zihnimin... yorgun yüreğimin susarak ağladığı zamanlar.. söylesem tesirinin olmadığı, sussam gönlümün razı gelmediği anlar.. işte bu anlar sizlerle dostlar.. gönül dostlarıma..

toplam ziyaretçi sayımız

Free Website Counter
Free Website Counter Online Blogcu Ziyaretçi Sayacı

Ayrılık... Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan. Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil, ayrılmakmış asıl zor olan. Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar, o kanatan acıtan korkulu bekleyişler... O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil, sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak, Ağlayarak git artık içimden diyebilmek ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak... Ne kadar zordu... Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti. Ayrılık... O kanlı zafer... Şimdi paylaştığımız işte bu. İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala... Sevgilim, Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu ve bir daha yazmayacağımdan...

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
online haber
faruqq
erkan kılıç

Son yazılarım

Nasıl bir yangın ki bu alevlerin bile canı yanıyor...
Büyüsünü Koruyamayan aşklara...
durup, bi düşünün....
Sen AldıRma !
ölünce sevemezsem seni..
üzme..
tut ki..
tüm renklere...
gitme sözünün fısıltısı...
ebeda..
boşver..


ZEYNEP SAĞDAŞ Yarım Kalanlara Rağmen.mp3 -